Kültür Sanat Sen
MEMURUN VE EMEKLİNİN MAAŞ ZAMMI MAĞDURİYETİ MECLİS'TE...
Memur ve emeklilerin 2014 yılında yüksek enflasyon rakamları sebebiyle maaş zammı konusunda yaşadıkları sıkıntıları dile getiren önerge verildi.
Önergede, hükümetin 2014 yılı için 123 liralık seyyanen zam vermesinin, önceki yıllarda maaşlara yapılan yüzdelik artışların tüm gelire uygulanmasına karşın sadece taban aylıkta artış yapılmasının ve enflasyon farkı uygulamasının göz ardı edilmesinin memurlar açısından mağduriyet yarattığı belirtildi.
Bursa CHP milletvekili Sena KALELİ tarafından hazırlanan önergede ayrıca, enflasyon rakamları ve maaş zammı ile ilgili olarak, “Öte yandan Temmuz ayı araştırmalarına göre çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı 1.980 TL’yi, dört kişilik bir ailenin asgari geçim sınırı ise 4. 000 TL’yi geçmiştir. TÜİK’in açıkladığı Temmuz ayı enflasyonunu % 0,45 olarak artmasına rağmen vatandaşın cebine yansıyan gerçek enflasyonu ifade eden açlık ve yoksulluk sınırındaki artış enflasyondaki yükselişin yaklaşık 4 kat üzerinden gerçekleşmiştir. TÜİK’in Ağustos ayı rakamlarına göre enflasyon TEFE ve TÜFE’de % 9.80’lere dayanmış, toplu sözleşmeye tabi kamu çalışanları açısından mağduriyet daha da artmıştır. Dünyanın 17. büyük ekonomisi olduğu her fırsatta vurgulanan ülkemizde, ne yazık ki bu büyüklük vatandaşın cebine yansımamakta, hayat pahalılığı her geçen gün artmakta, başta memurlar olmak üzere vatandaş borç batağına sürüklenmektedir.” ifadelerine yer verildi.
Kaleli önergesinde bu tespitlerden sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk ÇELİK’e şu soruları yöneltti:
"1.Hükümetin her fırsatta yapmış olduğu “Memuru ve emekliyi enflasyona ezdirmedik” söylemi, 2014 yılı maaş artışları ve ilk 8 ay itibarıyla ortaya çıkan enflasyon rakamları çerçevesinde ne kadar doğrudur? Bakan olarak, memur ve emeklinin enflasyona ezdirilmediği görüşünde ısrar ediyor musunuz?
2.Vergi ve SSK borçları için sürekli af çıkartan, başta trafik olmak üzere birçok kalemde yeniden yapılandırma girişiminde bulunan Hükümetiniz neden memur ve emeklilerin 2014 yılında karşı karşıya olduğu mağduriyet için bir çalışma yürütmemektedir?
3.Bu yılın sonunda başlanacak olan toplu sözleşmelerde 2014 yılında memur ve emeklilerin yaşadığı mağduriyetin telafisine yönelik bir çabanız olacak mıdır?"
ACI KAYBIMIZ...
İzmir Karşıyaka Hocamithat İlçe Halk Kütüphanesi Müdürlüğü'nde çalışan üyemiz Evren SARIGÜL'ün dayısı vefat etmiştir. Ailesine, sevenlerine ve yakınlarına başsağlığı dileriz.
KADINA YÖNELİK ŞİDDETE SON...
Kadına Yönelik şiddeti diğer şiddet türlerinden ayıran önemli özellik sistematik olmasından gelmektedir. Kadın şiddete her an ve her yerde maruz kalabilmektedir. Kadına yönelik şiddetin temelinde ataerkil sistem ve cinsiyet ayrımcı politikalar bulunmaktadır.
Ailenin korunması yasası kadına yönelik işlenen suçların önüne geçemez. Kadın ve Sosyal Politikalar Bakanlığının adının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak değiştirilmesi politik bir tercihtir. Bu tercihler cinsiyet ayrımcı politikaların tezahürüdür. Kadına yönelik şiddeti aile içine hapsetmek, genelleştirmek, durumun özünü değiştirdiği gibi önleyicide olamamaktadır.
Her geçen gün bu yasaların önleyici olmadığını maalesef bedeller ödeyerek öğreniyoruz. Son olarak TRT Sanatçısı Hatice Kaçmaz hayattan kopartıldı.
İnsanın en değerli hakkı olan yaşam hakkına kast edilmesinin adeta özendirildiği, katillerin TV Programlarına konuk edildiği, caydırıcı cezaların verilmediği, kamusal alanda kadın emekçilerine uygulanan mobbing ile her türlü şiddet uygulamasının gelmiş olduğu nokta maalesef ki canımıza kast eden yerdedir.
Yaşanan bu olayı kınıyor, sorumlularının en ağız cezalara çarptırılmasını talep ediyoruz.
ACI KAYBIMIZ...
Trabzon Güzel Sanatlar Galerisi Müdürlüğü'nde görevli üyemiz Meryem İNANÇ vefat etmiştir. Arkadaşımızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşamaktayız. Ailesine, sevenlerine ve yakınlarına başsağlığı dileriz.
2015 YILI BÜTÇE KANUNUNDA KAYIPLARIMIZIN GİDERİLMESİNİ İSTİYORUZ..
2014 ENFLASYON FARKININ KAMU EMEKÇİLERİNE “EK ZAM” OLARAK ÖDENMESİNİ,
EKONOMİK MAĞDURİYETLERİMİZİN KARŞILANMASINI İSTİYORUZ!
Hükümet ile Memur-Sen arasında geçen yıl imzalanan toplu iş sözleşmesi ile 1 Ocak 2014’te kamu emekçilerine ödenen ve ortalama yüzde 6’ya denk gelen net 125 liralık maaş zammı, daha yılın ilk yarısında açıklanan enflasyon rakamlarının altında kalmış, 2 milyonu aşkın kamu emekçisi mağdur edilmiştir.
Bugüne kadar her yıl enflasyon farkı kadar “ek zam” alan kamu emekçileri, Memur Sen’in 2014 yılı için enflasyon farkı talep etmemesi nedeniyle, tarihte ilk kez hak ettiği enflasyon farkı alamamıştır. Yüksek enflasyon nedeniyle yılın ikinci yarısında kamu emekçilerinin satın alma gücü belirgin bir şekilde azalmaya başlamış, artan oranlı vergi dilimi uygulamasıyla birlikte kamu emekçilerinin 2014 yılı gelirlerinin ortalama yüzde 6’sı kadar ekonomik kayıp yaşaması kaçınılmaz hale gelmiştir.
Kamu emekçileri, Hükümet ve Memur Sen arasında imzalanan ve şimdiden tarihin en kötü toplusözleşmesi haline gelen “ihanet sözleşmesini” asla unutmayacaktır. Kamu emekçilerinin yaşadığı mağduriyetin ve ekonomik kayıpların karşılanması için;
• Tüm kamu emekçilerine 2014 enflasyon farkı kadar “ek zam” ödenmesini, enflasyon farkından kaynaklanan “ek zam” oranının 2015 bütçesi içinde yer almasını,
• Başta insanca yaşayacak ücret talebimiz olmak üzere, kamu emekçilerinin bugüne kadar yaşadığı bütün ekonomik mağduriyet giderilmesini, son 12 yıl içinde satın alım gücümüzdeki azalmayı telafi eden adaletli bir ücret artışı sağlanmasını,
• Ek ödemelerin tamamı temel ücrete ve emekliliğe yansıtılması, vergi dilimi uygulamasının sabitlenerek, ücretlerde yaşanan erimenin önüne geçilmesini,
• Kamu emekçilerinin grevli toplusözleşme hakkı önündeki yasal ve fiili engellerin kaldırılmasını ve özgür bir toplusözleşme düzenin yaratılmasını TALEP EDİYORUZ!...
EMEKLİ İKRAMİYESİNDEKİ 30 YIL SINIRLAMASI ANAYASA MAHKEMESİNDE...
EMEKLİ İKRAMİYESİNDEKİ 30 YIL SINIRLAMASI ANAYASA MAHKEMESİNDE
Bilindiği üzere kamu emekçileri kaç yıllık hizmetleri olursa olsun, en fazla 30 yıl hizmet üzerinden emekli ikramiyesi alabilmekte, 30 yılın üzeri için kendilerine herhangi bir ödeme yapılmamaktadır.
Özellikle son yıllarda, çalışan maaşı ile emekli maaşı arasındaki farkın çok artması dolayısıyla, pek çok kamu emekçisi zorunlu olarak 30 yılın üzerinde çalışmak durumunda kalmaktadır. Bu çalışmanın büyük bir kısmının ikramiye dışında bırakılması ise büyük bir hak kaybına ve hakkaniyetsizliğe yol açmaktadır.
Sendikamıza bu konuda gelen başvurular neticesinde, emekli olan üyemiz Hasan Hüseyin Kaya üzerinden hukuki bir süreç başlatma kararı aldık. Sendikamızın yönlendirmesiyle üyemiz Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurarak, 30 yılı aşan hizmetleri için kendisine emekli ikramiyesi ödenmesini talep etti. Bu talebin reddi üzerine 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 89. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “...verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler... (dikkate alınmaz)”hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla dava açtık. Anayasaya aykırılık iddiamız Ankara 10. İdare Mahkemesi tarafından yerinde bulundu ve mahkeme yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.
Anayasa mahkemesinden karar bekleniyor.





