Kültür Sanat Sen

Kültür Sanat Sen

Wednesday, 05 November 2014 09:50

YANGINDAN MAL KAÇIRIYORLAR!

İktidar, bu kez de Çalışma Bakanı’nın emriyle yeni bir “yangından mal kaçırma” operasyonu düzenledi. Sanata kapatılan Şinasi ve Akün sahnelerini 10 gün evvel “gizlice”  sattı. O denli gizliydi ki ihale şartnamesi duyurulmadı, talimatı Çalışma Bakanı Faruk Çelik verdi.

Yapılanlar ne iddia edilen şeffaflık politikasıyla ne de olduğu savunulan ‘’sosyal devlet”  ilkeleriyle bağdaşabilir. Yapılanlar kendi sanatçısı, kendi sanatı olmayan iktidar erkinin  tehdit diye gördüğü sanatçı ve sanatsever kesimin tepkilerinden ne denli çekindiğinin en açık  itirafı.

Aslında ‘’yandaş olmayan ölmeli’’ politikasıyla, baskı, sindirme, sansür silahıyla bütün sanat alanlarını, kurumlarını  tehdit eden iktidar, sanatın gücünden, sanatçının sesinden, sözünden, kaleminden, dansından, resminden, heykelinden korkmakta haklı. Çünkü tüm bu bölme, ezme, yok etme çabaları direnç ateşini içten içe  besliyor.

Fazıl Say’a ambargo gündemden düşmeden, Devlet Tiyatrosu’nda, Shakespeare’in Macbeth oyununun  programdan çıkarılması  baskının  hangi boyutlara taşıdığını açıkça gösteriyor. Kurumlar, bu komutları uygulayacak TÜSAK bekçilerine emanet edilerek sanata ve sanatçıya karşı bir  savaşa girişiliyor.

Merak ediyoruz: İktidar hırsıyla gözü dönen, suç işleyerek, öldürerek yükselen Machbeth’in trajik sonunu anlatan oyunu izleyen bakanlık yetkilileri, paranoyaklaşan Machbeth’le kimleri özdeşleştirdikleri için yasaklama istemişlerdir? Yoksa  ‘’yarası olmayan gocunur mu’’ diye mi sormalıyız?

Özerk Sanat Konseyi olarak maalesef bu hukuksuzlukların süreceğini, yeni haksız ve otoriter icraatların geleceğini anlıyoruz.

Ancak bu zulüm döneminin geçici olduğunu, kazananın sanat ve sanatçı duyarlılığı olacağını biliyoruz.

Tarih, baskıcı yönetimlerin kendi sonlarını nasıl  hazırladığının kanıtlarıyla doludur. Yaşanan bu hoyrat dönem günü geldiğinde yine  sanata malzeme olacaktır.

Özerk Sanat Konseyi

Tuesday, 04 November 2014 14:16

ACİL KAN İHTİYACI...

Devlet Opera Ve Balesinde görev yapan üyemiz Cüneyt Tayyar AKYOL 'un Gazi Hastanesinde yatmakta olan yakını için çok acil A (+) pozitif kana ihtiyaç vardır.

iletişim
Cüneyt Tayyar AKYOL 535-584-82-70

Thursday, 30 October 2014 10:12

DİSİPLİN KURULUNA SENDİKANIN KATILMASI

 SAYI   : 2014/                                                                                                              .……/10/2014

 KONU : Duyuru

……………BÖLGE ŞUBE BAŞKANLIĞINA

             Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü ile Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü kurumlarından birinde sözleşmeli personel statüsünde görev yapan üyelerimizden hakkında disiplin kurulu tarafından disiplin cezası verilenler var ise; konu hakkında cezanın tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde Sendikamıza bilgi verilmesi halinde açılacak davada,  disiplin kurul toplantılarına sendika temsilcisinin katılımının sağlanmaması hususunun iptal gerekçesi yapılması mümkündür.

               Her iki kurumda da hakkında disiplin soruşturması başlatılan ve sözleşmeli personel statüsünde bulunan üyelerin disiplin soruşturması süreçlerinde gerçekleştirilen kurul toplantı tarihlerini Sendikamıza bildirmeleri halinde ise; Sendikamızın ilgili kurula katılma istemiyle yaptığı başvurunun reddi üzerine de bizzat Sendika tarafından 60 gün içinde iptal davası açılması mümkün olacaktır.

                Sunulan nedenle, yukarıda açıklandığı şekilde Sendika üyesi hakkında disiplin kurulu tarafından temsilci olmaksızın verilen bir disiplin cezası veya sendikanın üyesi adına disiplin kurul toplantısına katılma talebinin reddi halinde konuyla ilgi dava süreci başlatılacaktır.

                  Gereğini bilgilerinize rica ederim.

                                                                                                                                                                   Yavuz DEMİRKAYA

                                                                                                                                                                         Genel Başkan

Tuesday, 28 October 2014 14:35

2014-15 SATIŞ SÖZLEŞMESİ ve BÜTÇE

Kamu emekçileri, Hükümet ve Memur Sen arasında imzalanan ve şimdiden tarihin en kötü toplusözleşmesi haline gelen “ihanet sözleşmesini” asla unutmayacaktır. Kamu emekçilerinin yaşadığı mağduriyetin ve ekonomik kayıpların karşılanması için;

¨      Tüm kamu emekçilerine 2014 enflasyon farkı kadar “ek zam” ödenmesini, enflasyon farkından kaynaklanan “ek zam” oranının 2015 bütçesi içinde yer almasını,  

¨      Başta insanca yaşayacak ücret talebimiz olmak üzere, kamu emekçilerinin bugüne kadar yaşadığı bütün ekonomik mağduriyet giderilmesini, son 12 yıl içinde satın alım gücümüzdeki azalmayı telafi eden adaletli bir ücret artışı sağlanmasını,  

¨      Ek ödemelerin tamamı temel ücrete ve emekliliğe yansıtılması, vergi dilimi uygulamasının sabitlenerek, ücretlerde yaşanan erimenin önüne geçilmesini,

¨      Kamu emekçilerinin grevli toplusözleşme hakkı önündeki yasal ve fiili engellerin kaldırılmasını ve özgür bir toplusözleşme düzenin yaratılmasını TALEP EDİYORUZ!...

Monday, 27 October 2014 14:03

BASINA VE KAMUOYUNA...

 Kültür ve sanat alanında AKP hükümetinin baskıcı, otoriter, sansürcü ideolojik müdahaleleri giderek artmaktadır. Siyasi iktidarın özgürlük ve özerklik vaadlerini içeren TÜSAK yasa tasarısı  taslağı kısa zamanda icraatlarıyla iflas etmiştir.Ainesi iştir kişinin misali TÜSAK gündeme getirildiği andan itibaren hükümetin kültür ve sanata yaptığı müdahaleler sanatı nefes alamaz hale getirmiştir.Başta yıllardır kapalı olan İstanbul Atatürk Kültür Merkezi,her sezon sonu satışa çıkan Akün,Şinasi sahneleri,yıllardır onarılmayan Van Devlet Tiyatrosu binası,satışı planlanan Trabzon Devlet Tiyatrosu ve kullanıma kapatılan Ankara Operet Sahnesi sanatı,sanatçıları ve seyircileri mağdur etmiştir. Bakanlıkta kurulan bir ekip Devlet Tiyatroları repertuarlarına müdahale etmektedir.

Amaç, planlı girişimlerle ödenekli sanat kurumlarını çalışamaz, sanat üretemez hale getirerek “gördünüz mü başarısızlar!” algısı kamuoyunda yaratılmaya çalışılmakta, sanatçılara yönelik cadı avı ve değersizleştirme kampanyası hızlandırılmaktadır.

Ödenekli sanat kurumları yoklukve mağduriyet içindeyken devletin özel tiyatrolara  desteği de özel girişimlere, kurdurulan şirketlere ya da yandaş kişilere mali yardıma dönüştürülmektedir. Dostlar Tiyatrosu, Ferhan Şensoy Tiyatrosu, AST gibi toplumdan yana sanat üreten tiyatroların desteği kesilmiştir. Yasa çıkmadan oluşturulan TÜSAK zihniyeti açıkça “yandaşa destek çık, muhalifi engelle” mantığından başka bir anlam taşımamaktadır.

Edebiyat alanında destek verilen yazar, çizer, sanatçı isimleri açıklanmamıştır.

Başta destek verdiği sonra yaş sınırlaması yaparak desteğini çektiği “İTİRAZIM VAR” filmini kısmen yasaklı, “NYMPHOMANİAC” filmini ise yasaklı ilan etmiştir.

Çeviriler ve çevirmenler yargılanmaya başlamıştır.

Altın Portakal Film Festivali ve benzeri festivallere “SANSÜR” damgasını vurmuştur.

Devlet Sanat Kurumlarında sindirme, kadrolaşma yöntemleri ile TÜSAK’A hazırlık planlanmaktadır.Taslak gündeme geldiğinden beri Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı hemen hemen bütün Genel Müdürler değiştirilmiş, yerlerine kurum içinde şartları ve liyakatleri Genel Müdürlüğe elverişli bir çok sanatçı varken, kurum dışından tartışmalı kişiler atanmıştır.TÜSAK’a karşı olduğunu beyan eden senfoni orkestraları müdürleri, DOB idareci ve müdürleri, DT idarecileri ve müdürleri baskı ile istifa etmiş ya da görevden alınmışlardır.

Dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say’a yapılan sansür, İstanbul Devlet Tiyatroları’nda yaşanan hukuksuz sansür girişimi sanata açık bir saldırıdır.TÜSAK yanlısı olduğunu her fırsat ve platformda haykıran A.Nejat Birecik göreve gelir gelmez DT yasasında olmayan bazı titrler ihdas ederek kuruma dışarıdan personel taşımıştır.

Ödenekli sanat kurumlarında istihdam biçimi yarı yarıya taşeron emekçiler üzerine kurulmuştur. Sanat kurumlarının asli kadroları eritilerek yarının sanatçı adayları geleceksizleştirilmiştir. Çalışma koşullarına ve politik baskılara ses çıkaramayacak yevmiyeli gençş sanatçılar kadrolu sanatçılarla karşı karşıya getirilmiş;  sanat eğitimi veren üniversite bölümleri hızla varlık nedenlerini yitirmeye başlamış; geleceğin sanatçıları güvencesiz, geleneksiz, geleceksiz bir yarına terk edilmiştir.

 Devlet Tiyatroları ile  tüm sanat kurumları emekçileri bu tür oyunlara gelmeyeceğiz. Kuşkusuz susmamız beklenmesin. Seyircimize sanatsal üretimimizi, her türlü olumsuzluğa, mağduriyet yaratan durumlara rağmen en nitelikli şekilde sunmak için büyük çaba göstererek yolumuza devam edeceğiz.

Tüm sanat dünyasına, aydınlara, sanatseverlere sesleniyoruz: TÜSAK’ı inceleyiniz. Sanatın tüm dallarını egemen gücün ideolojisinin emrine vermek üzere tasarlanmış bir TUZAK olduğunu göreceksiniz.

SESLENİYORUZ: Sesimize sesinizi katın! Sanatın zincirlenmesine kayıtsız kalmayın.

Görüşme ve bu konular üzerinde düşüncelerimizi,önerilerimizi açıklama talebimizi yineleyerek Sayın Kültür ve Turizm Bakanına sesleniyoruz.

Sanatın çığlığını duyun.Bu çığlık ülkemizin gerçekten demokratikleşmesine sanatın katkı verme isteğinin sesidir..

Yaşasın örgütlü mücadelemiz , yaşasın sanat!

KÜLTÜRSANATSEN-TOMEB-DETİS-TOBAV

 

Wednesday, 22 October 2014 18:17

91.YIL CUMHURİYET KOROSU

2008 yılından bu yana Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında gerçekleştirmiş olduğumuz Cumhuriyet Korosu Konserlerinin (*) 7.sini, 26 Ekim 2014 Pazar günü, saat 12:00'den itibaren, Ankara Anıtpark'ta düzenliyoruz.