BASINDA SENDİKAMIZ

BASINDA SENDİKAMIZ (86)

Friday, 21 February 2014 13:52

SANATA MÜDAHALELERE KARŞI MÜCADELEYE...

Written by

Kültür ve sanat emekçileri iki gün süren bir çalıştayın ardından, kültür ve sanata siyasi ve ekonomik müdahalelere karşı alternatiflerini hazırladı. Kültür Sanat-Sen’in çağrısıyla yapılan çalıştayın son günü sunulan raporda sanat alanından pek çok katılımcının önerileriyle oluşan bir sonuç deklarasyonu açıklandı.

Kültür ve sanat alanında birikmiş sorunları, müdahaleleri masaya yatırıldı. İki gün boyunca kültür ve sanat alanında faaliyette bulunan, içinde Özerk Sanat Konseyi bileşenlerinin de olduğu, dernek, vakıf, meslek örgütü, demokratik kitle örgütü, sendikaların ve bağımsız katılımcıların buluştuğu alternatif bir çözüm programı oluşturuldu.

Açıklanan raporda Kültür Bakanlığının hazırlığını yaptığı antidemokratik Türkiye Sanat Kurumu yasa tasarısına karşı da önemli öneriler yer alıyor.

Raporda, Türkiye’de kültür  ve sanat geleneğini yaratan, Devlet Opera ve Balesi, Devlet Tiyatroları ve Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı kurumların tüzel kişiliklerinin kaldırılmasına ve bağımsız sanat yapabilme olanaklarının ellerinden alınmasına izin vermeyecekleri açıklandı.

‘Uygar bir ülkede sanat kâr ve rant için yapılamaz, devletin sanata desteği olmazsa olmazdır. Bilim ve sanat özgürdür. Sanatın özgürce üretilmesini sağlamak sosyal devletin temel görevlerinden biridir.’ diyen sanat emekçileri, ödenekli sanat kurumlarında yapılacak her türlü mevzuat değişiklikleri iktidarların tepeden inmeci yaklaşımları ile değil en demokratik biçimde çalışanları temsil eden meslek örgütleri ve konuyla ilgili uzmanların katılımıyla gerçekleştirilmesi gerektiğini savundu.

İKTİDARIN SANATI YÖNETECEĞİ YASALARI KABUL ETMİYORUZ

 “Kültür ve sanata siyasi ve ekonomik müdahalelere karşı alternatiflerimiz” başlığını taşıyan raporda yer alan konu başlıkları ise şöyle;
1- Siyasi iktidarların doğrudan sanatı ve kültürü yöneteceği ve sanatın ticarileştirilmesi anlamına gelen hiçbir yasa taslağını kabul etmiyoruz.
2- Ödenekli sanat kurumlarının yasaları korunmalı ve yasalarının emrettiği şekilde özel yasa ve tüzükler yapılmalıdır.
3- Kültür sanat alanındaki demokratik kitle örgütleri tarafından sanat kurultayı yapılmalıdır.
4-  Siyasi iktidarların sanat ve kültür alanını tehdit eden hegemonyası ve piyasalaştırma politikalarına karşı kamuoyunun tepkisi örgütlenmelidir.
5- TÜSAK yasa tasarısı taslağına karşı gerçekleştirilecek eylem ve etkinliklerin takvimi belirlenmelidir.
6-Devlet sanatın nasıl olması gerektiğine müdahale edemez.  Sanatın içeriği ve biçimi hiçbir siyasi iktidarın günlük politikalarının konusu yapılamaz. Devlet, siyasi iktidarların değişiminden etkilenmeyecek kalıcı yönetim politikası ile sanata özgür ortam yaratmakla yükümlüdür.
7- Sanat ve kültür alanlarına destek; ihale ve rant sürecine dönüştürülmemelidir. Sanat kurum ve kuruluşlarının belirleyeceği objektif kriterlerle destek oranları oluşturulmalıdır.
 8- Bakanlıklarda ve yerel yönetimlerde ilgili kuruluş olarak korunacak ve yeni kurulacak tüm sanat kurumlarının özerklik prensibi, Anayasa’da açık biçimde güvence altına alınmalı, uygulanmalıdır.
9- Ödenekli sanat kurumlarında iş güvencesiz istihdam kabul edilemez.
10- Sanat kurumlarında esnek, güvencesiz, sendikasız ve angarya çalışma biçimlerine son verilmelidir. Bu konuda verilecek mücadele, kültür ve sanat için verilen mücadelenin ayrılmaz parçasıdır.
11-Sansür ve yasaklamalar asla kabul edilemez. Sansürle mücadele kültür ve sanat emekçilerinin en temel görevidir.
12- Siyasi iktidarların “genel ahlak kuralları” sanat için bir ölçüt olamaz.
13- Özerk sanat konseyinin hazırladığı yasa tasarısı taslağı güncellenmeli ve alternatif olarak değerlendirilmelidir.

SANATÇILARDAN GREV UYARISI

Kültür Sanat- Sen'in düzenlediği "Kültür ve Sanata Siyasi ve Ekonomik Müdahalelere Karşı Alternatiflerimiz" başlıklı Çalıştayın son oturumu gerçekleşti. Mimar Sinan Üniversitesi Sedat Hakkı  Eldem Konferans Salonunda, dün, düzenlenen oturumun öğleden önceki bölümünde ilk olarak Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu konuştu. Feyzioğlu'nun ardından Kültür Sanat Sen Genel Başkanı Yavuz Demirkaya konuştu. AKP İktidarı döneminde sanatın ve sanatçının baskı altına alınmak istendiğini vurgulayan Demirkaya, "Bu nedenle omuz omuza vereceğimiz insanları doğru seçmeliyiz. Çünkü karşımızda güçlü bir iktidar var" dedi. Gezi Parkı eylemlerinin AKP iktidarını sarsan bir direniş olması itibariyle önemli olduğuna vurgu yapan Demirkaya sanata ve sanatçılara yönelik baskılara karşı gerekirse grev yapacaklarını da duyurdu.

'TOPLUMU ÖZGÜRLEŞTİREN SANATTIR'

KESK Genel Sekreteri İsmail Hakkı Tonbul da, AKP'nin 11 yıldır Türkiye'yi yukarıdan devlet eliyle aşağıdan ise cemaat gibi yapılanmalarla yeniden dizayn etmeye çalıştığını söyleyerek, "Başbakan yaşamın bütün alanlarını dini referanslara göre belirleme çabası var. Doğaldır ki toplumun öncü gücü olan sanatçıların da bundan payını almaması beklenemezdi" dedi. Sanatı özgür olan bir ülkenin toplumunun da özgür olamayacağını kaydeden Tonbul, emekçilerin ve sanatçıların toplumu değiştirme güçlerini buluşturduğunda bu birlikteliğin önünde hiçbir kuvvetin duramayacağına vurgu yaptı.

Kentlerin, kültür ve sanatın AKP İktidarı döneminde yağma ve talanın hedefi haline geldiğini belirten TMMOB Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhçu ise, AKP'nin kültür sanat çevrelerini, kitle örgütlerini  devre dışı bırakarak  yağma yapmaya çalıştığına dikkat çekti. AKP'nin barınmadan, sağlığa, eğitime, emeğe ve sanata kadar pek çok alanda saldırı yasasını meclisten geçirdiğine vurgu yapan Muhçu, AKP'nin bu saldırıları karşısında GEZİ direnişinin çıktığını kaydetti. DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, "Bu kadar müdahaleci bir iktidar varsa bunun karşısında bir direniş de vardır. Gelecek emek tarafından korunacak. Gelecek kadınların, gençlerin, emekçilerin, aydınların ve sanatçıların olacak" dedi. 21 Şubat 2014 - EVRENSEL

Friday, 14 February 2014 10:26

SANAT EMEKÇİLERİ ÇALIŞTAYI...

Written by

www.evrensel.net

Eklenme tarihi: 2014-02-14 06:00:00

Kültür Sanat-Sen, 18-20 Şubat tarihlerinde “Kültür ve Sanata Siyasi ve Ekonomik Müdahalelere Karşı Alternatiflerimiz” çalıştayı düzenliyor.

Kültür Sanat-Sen Genel Başkanı Yavuz Demirkaya, “Hükümetin Türkiye Sanat Kurumu (TÜSAK) Yasa Tasarısı başta olmak üzere, kültür sanat alanına yönelik müdahalelerine karşı kendi taleplerimizi ete kemiğe büründürmek istiyoruz” dedi.

Yavuz Demirkaya, Mimarlar Odası’nda dün düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’de kültür sanat geleneğini yaratan kurumların bağımsız sanat yapabilme olanaklarının ellerinden alınmak istendiğini ve bu kurumlarda çalışan emekçilerin sorunlarının taşeronlaştırma, güvencesizleştirme ve sendikasızlaştırma politikaları ile giderek derinleştirildiğini söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılacağı açıklanan çalıştayı tanımadıklarını belirten Demirkaya, “Oluşturulma sürecinde bulunmadığımız bu yaklaşımı kabul etmiyoruz. Kültür ve sanat alanında yapılacak düzenlemelerin tarafları olarak, el altından yasa tasarısı hazırlanılıp dayatma yapılmasına itiraz ediyoruz” diye konuştu. Demirkaya, sendika olarak düzenleyecekleri çalıştayda, “içinde Özerk Sanat Konseyi bileşenlerinin de olduğu, dernek, vakıf, meslek örgütü, demokratik kitle örgütü, sendikalar ve bağımsız katılımcıların buluştuğu alternatif bir çözüm programı oluşturmayı amaçladıklarını” ifade etti. Oluşturulacak program ortak bir deklarasyonla 20 Şubat’ta kamuoyuna duyurulacak.Sanatçı Müjgan Özçay da çalıştayın herhangi bir siyasi amacı olmadığı belirterek, “Bizim tek bir amacımız var; gelecek sanat hayatımızla ilgili atılacak bu adımda etkili olmak” diye konuştu.

ÇALIŞTAY PROGRAMI

18 ŞUBAT 2014 salı 13.00-18.00
Sanat alanları atölye çalışmaları
1. Yazın (edebiyat)
2. Sahne sanatları
* Ödenekli tiyatrolar
* özel tiyatrolar
* devlet opera ve balesi
3. Müzik
4. Görsel sanatlar (plastik sanatlar, fotoğraf, karikatür)
5. Tasarım (grafik, mimarlık, endüstri ve sahne tasarımı)
6. Görsel-işitsel sanatlar (sinema, tv, elektronik medya)
19 şubat 2014 çarşamba 13.00-18.00
Sanat alanları atölye çalışmalarının değerlendirilmesi
Ortak deklarasyonun hazırlanması
20 şubat 2014 perşembe 11.00-23.00
11.00 deklarasyonun basına açıklanması
13.00 forum
18.00 kokteyl
20.00 konser

(KÜLTÜR SERVİSİ)

HABERLER.COM - 03.02.2014 

Devlet Tiyatroları Macunköy atölye tesislerinin bulunduğu alanın bir kısmı Milli Emlak tarafından inşaat koperatifine satılmasına Devlet Tiyatrosunun itirazları devam ederken, kooperatif tarafından ağaçların kesilerek, inşaat çalışmalarının başlanmasına sanatçılar ve sivil toplum örgütlerinden tepki geldi.

Devlet Tiyatroları Macunköy atölye tesislerinin bulunduğu alanın bir kısmı Milli Emlak tarafından inşaat koperatifine satılmasına Devlet Tiyatrosunun itirazları devam ederken, kooperatif tarafından ağaçların kesilerek, inşaat çalışmalarının başlanmasına sanatçılar ve sivil toplum örgütlerinden tepki geldi. Mimarlar Odası Ankara Şubesi, DETİS, TOBAV, Kültür Sanat-Sen ve Başkent Dayanışması bileşenleri Macunköy atölye sahnelerinin bulunduğu alanda bir basın açıklaması yaptı.
Açıklamayı okuyan Devlet Tiyatrosu Sanatçıları (DETİS) Başkanı Mehmet Ege, Atölye sahnesinin de içinde bulunan arazinin bilgileri dışında Milli emlak tarafından satıldığını belirterek şunları kaydetti:
"Kooperatif rant gelirini katlamak için bizim ağaçlandırdığımız bize ait 4 bin 250 metrekarelik alana da göz dikti. Yetmez gibi Ankara Büyükşehir Belediyesince, nazım imar planı yapılırken bizim ağaçlandırdığımız bölüm haritaya işlenmeyerek, yanlış aplikasyon göz ardı edilerek, göz dikenlerin parseline kaydırılmış gizli gizli. Yenimahalle Belediyesi bizim ağaçlandırmalarımızı ve binalarımızı gösteren durumu saptaması gerekirken, bu işlem yapılmadan 1/1000 ölçekli imar planı ve parselasyon planını yaparak Büyükşehir Belediyesi'nin haksız uygulamasını kabul edip rantçılara teslim etmiş o da gizli gizli. Punduna getirip ağaçlarımızı kestiler. Yeşile, insana, sanata, geleceğe düşman kafalar nefes alınabilecek tüm alanları yok ediyorlar."
-"YİNE HUKUKSUZLUK SÜRECİNİ YAŞIYORUZ"-
Mimarlar Odası Ankara Şube başkanı Ali Hakkan ise rantın her yerde devam ettiğini savunarak, "Rantı her yerde görüyoruz, bu ilk değil, AOÇ'deki yeşil alanın talanında gördük, ODTÜ ormanının yok edilmesinde gördük şimdi de Macun köy atölye sahnelerinin arazileri ranta kurban ediliyor, yine bir hukuksuzluk sürecini yaşıyoruz. Ankara'nın göbeğinde bu kadar emek verilmiş, ağaçlandırılmış bir yeşil alan en başta imar planı sürecinde çözülebilirdi. İmar planları zaten kamu yararına yapılır. Basit bir düzenleme ile burası kamu yararına ayrılabilirdi. Macunköy atölye sahnelerine göz dikmeleri endişe ve üzüntü verici bir durumdur" diye konuştu.

Tuesday, 04 February 2014 13:53

DT ARAZİSİNİN İŞGALİ DURDURULSUN...

Written by

EVRENSEL HABER - 03.02.2014 

Kültür ve sanat emekçileri, İçinde İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi ve Stüdyo Sahne’nin de bulunduğu Devlet Tiyatroları (DT) tarafından 60 yıldır kullanılan arazinin bir kısmının işgal edilmek istendiğini belirterek tepki gösterdi.

Macunköy’de bulunan tesislerde bir araya gelen kültür ve sanat emekçileri burada gerçekleştirdikleri eylemle Devlet Tiyatroları’na tahsis edilmiş olan ve içinde yetişkin ağaçların bulunduğu alana müdahale ettirmeyeceklerini söylediler. Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Kültür Sanat-Sen, DETİS ve TOBAV tarafından ortak hazırlanan basın açıklamasını okuyan DETİS Başkanı Mehmet Ege, söz konusu arazinin Maliye Bakanlığı’na bağlı Milli Emlak tarafından Devlet Tiyatrolarına tahsis edilmiş bir arazi olduğu bilgisini verdi.Arazinin DT’ye tahsis edilmeyen bölümü ise 2005 yılında İvme Yapı Kooperatifine herhangi bir ölçüm yapılmadan Devlet Tiyatroları’na sorulmadan satıldığını vurgulayan Ege, söz konusu araziyle ilgili olarak “aplikasyon (parselin ayrılması, birleşmesine aykırı durum) hatası yapıldığını söyledi. Böylece Devlet Tiyatrolarında bulunan arazinin kooperatif tarafından kendi parsellerine alınması sağlanarak araziye göz dikildiğini belirtti. Devlet Tiyatroları’na ait araziye girilmemesini isteyen Ege, yetişmiş bulunana ağaçların bulunduğu yerde korunması gerektiğini kaydetti. Ege, arazi ile hukuki sürecin devam ettiğini belirterek araziyi ranta teslim etmeyeceklerini söyledi.

HUKUKİ SÜREÇ DEVAM EDİYOR
Kültür Sanat-Sen Genel Başkanı Yavuz Demirkaya ise DT’nin kullandığı hemen hemen bütün arazilerin belli bir süreliğine kuruma tahsis yöntemiyle yapıldığını belirterek tepki gösterdi. Devlet Tiyatrolarının bir tane bile kendi arazisi olmamasına tepki gösteren Demirkaya, sanat alanına yapılan bu tür saldırıların bir an önce sona erdirilmesini istedi.
Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Ali Hakkan’da yaşananların hemen hemen tüm Türkiye’de yaşandığını belirterek, rant kültürünün bütün yaşam alanlarını tehdit ettiğini vurguladı. (Ankara/EVRENSEL)

AYDINLIK GAZETESİ - 04.02.2014  

Tuesday, 04 February 2014 10:26

'SANATA, YEŞİLE NEFES ALDIRMIYORLAR'

Written by

CUMHURİYET HABER - 04.02.2014 

BUGÜN HABER - 03.02.2014 

Bugün Ankara'da saat 12.00'de çok önemli bir basın toplantısı var. Aslında buna miting bile diyebiliriz. Çünkü bu ülkenin en saygın sanatçıları yani Devlet Tiyatrosu oyuncuları, Devlet Opera ve Balesi sanatçıları ve Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası temsilcileriyle sivil toplum örgütleri katılacak. Tepkileriyle ve protestolarıyla birlikte... Pek çok sanatçı da gönüllü olarak orada bulunacak. Yani klasik görsel sanatları, üniversite düzeyinde en az 15 yıl okuluna giderek öğrenmiş sanatçılar, Macunköy'de buluşup seslerini duyurmaya çalışacaklar. Bu toplantının adı Başkent Dayanışması... Sanatçılara Devlet Tiyatrosu Sanatçıları (DETİS), Kültür Sanat Sendikası, Mimarlar Odası Ankara Şubesi ile Devlet Tiyatrosu, Operası ve Balesi Çalışanları Yardımlaşma Vakfı (TOBAV) destek veriyor. Çıkış noktası da çok ilginç. Aynen Taksim Gezi Parkı'nda kesilen ağaçlar gibi. Burada da ağaç kesilecek. Basın toplantısının gerekçesi olarak "Devlet Tiyatroları Atölye Sahneleri Macunköy Tesisleri'nin bir bölümünün Milli Emlak Müdürlüğü tarafından özel bir şirkete satılmasını protesto ediyoruz" deniliyor ama TÜSAK yasası da medyaya anlatılacak. Bu arazi 60 yıldır tiyatroya hizmet veriyordu. Kime neden satıldığı ve arazideki ağaçların durumu medya ile halkın önünde tartışılacak...
 

Evrensel - 27.01.2014

BİLGİ Üniversitesinde sanatçılar ve sanat alanında faaliyette bulunan sendika dernek vb. kuruluşlar tarafından sanatın özelleştirilmesi şeklinde yorumlanarak eleştirilen TÜSAK tasarısı bir konferans düzenlenerek masaya yatırılıyor. İki oturumdan oluşması planlanan konferans programında Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nihat Gül’ün de katılacağı duyuruldu. Konferans, İstanbul Bilgi Üniversitesi Kültür Politikaları ve Yönetimi Araştırma Merkezi (KPY) ve British Council, “Sanat Yönetiminde Yeni Arayışlar: Sanat Konseyi Modeli” başlığı ile düzenleniyor. Konferansta sanatçılar ve kültür ve sanat emekçilerinin tepkisini çeken ‘Sanat Konseyi’ modeli konuşulacak. İngiltere, kamu finansmanlı özerk bir Sanat Konseyi yapılanması ile bu konuda önemli bir deneyime sahip. İngiltere modeli olarak sunulan TÜSAK tasarısı İnternet’te ve çeşitli yayın organlarında yayımlandığı halde Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından varlığı kabul edilmiyordu.

Eczacıbaşı tarafından kurulan İKSV’nin Genel Müdürü Görgün Taner’in de konuşacağı belirtilen konferansta sanat alanında faaliyette bulunan kurum ve kuruluşlardan konuşmacı bulunmaması dikkat çekiyor.

KÜLTÜR SANAT-SEN KONFERANSI ELEŞTİRDİ

Kültür Sanat-Sen MYK Üyesi Yusuf Sağlam konferansı sanatçılara ve kültür, sanat emekçilerine yer verilmemesi nedeniyle eleştirdi. Üniversitelerin sanat alanında tartışmalar yürütmesi ve bu konuda duyarlı olmasını önemsediklerini belirten Sağlam, ancak tartışmanın paydaşların tamamının yer aldığı bir ortamda yapılması gerektiğinin altını çizdi. AKP iktidarının Türkiye’deki sanat alanına gözünü diktiğini ifade eden Sağlam, konferansın AKP’nin bu amacına hizmet edeceği yönünde kaygılar taşıdıklarını söyledi. “Konferans umarım TÜSAK propagandasına dönüşmez.

Çünkü bu şekilde tek taraflı bir çalışma sanat alanında yaşanan sıkıntıları artırmaktan başka bir işe yaramaz” dedi. Konferans İstanbul Bilgi Üniversitesi Santralistanbul Kampüsü’nde 30 Ocak 2014 tarihinde gerçekleşecek. (Ankara/EVRENSEL)

Monday, 27 January 2014 14:11

AKM'Yİ KARARGAH YAPTILAR...

Written by

CUMHURİYET_ 25 Ocak 2014

Kültür Sanat Sen, bir kez daha İstanbul AKM’deki tadilat sürecini yargıya taşıyor...

Kültür Sanat ve Turizm Emekçileri Sendikası (Kültür Sanat Sen), İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’yle ilgili olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı hakkında bir kez daha suç duyurusunda bulunmaya hazırlanıyor. Sendikanın gelecek hafta, diğer sanat örgütlerinin temsilcileriyle birlikte İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapacağı suç duyurusunda, “Bakanlığın AKM’nin tadilat süreciyle ilgili suç işlediği ve görevini kötüye kullandığı” gerekçe gösterilecek. Suç duyurusunda ayrıca “bakanlığın Sabancı Holding ile imzaladığı protokolüBakan Ömer Çelik’in Gezi eylemleri sırasında, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın emriyle durdurduğuna” da yer verilecek.

Kültür Sanat Sen, İstanbul AKM’nin restorasyonunu, “projenin AKM’ye zara verdiği gerekçesiyle” 2008 yılında, Mimarlar Odası ile birlikte dava açmıştı. Dava sonucunda AKM’nin tadilatı durdurulmuştu. 2008 yılından bu yana kapalı olan AKM’nin restorasyon çalışmaları için en son Ertuğrul Günay’ın bakanlığı döneminde, 2012 yılında, mutabakat imzalanmıştı. Mutabakata göre Sabancı Holding restorasyon çalışması için 30 milyon TL’lik katkı sağlamayı vaat etmişti. Bakanlık da söz konusu restorasyon için bütçeden 40 milyon TL ayırmıştı. Binanın restorasyonunun 29 Ekim 2013’te son bulacağı ve Cumhuriyet Bayramı’nda yeniden binada sanatsal faaliyetlerin gerçekleştirileceği dile getirilirken, bu kez AKM’nin restorasyonu Gezi eylemleri sırasında, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın emri üzerine bizzat Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik tarafından durduruldu.

Kültür Sanat Sen, yaşanan bu gelişmeleri yeniden yargıya taşımaya hazırlanıyor. Sendikanın gelecek hafta, diğer sanat örgüt temsilcileriyle birlikte İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na vereceği suç duyurusunda “bakanlığın AKM’de görevi kötüye kullandığı, kamu malı olan, sit alanı içerisinde yer alan binanın bakanlığın restorasyon işlerini durdurması sonucu polislerin karagâhı haline geldiği, binanın atıl durumda bırakıldığına” da yer verilecek.

www.evrensel.net

Kültür Sanat-Sen, Devlet Tiyatroları, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne Bağlı Koro, Dans ve Müzik Topluluklarında çalışan idari sözleşmeli sanatkarların teşvikleri hesaplarına yatmadığını belirterek tepki gösterdi. Kültür ve Turizm Emekçileri Sendikası (Kültür Sanat-Sen) Merkez Yürütme Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada aralık ayında yatması gereken teşvik ödemelerinin zamanında yatırılmaması idari sözleşmeli çalışanlar açısından mağduriyet yarattığı ifade edildi. Açıklamada, “İlk olarak Haziran 2013 tarihinde de meydana gelen gecikme bu yılda da yaşanmaya devam ediyor” denildi.

GECİKME DEVLET CİDDİYETİNE YAKIŞMIYOR

Kültür Sanat-Sen olarak konu ile ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileriyle görüşmeler yaptıklarının ifade edildiği ifade edilen açıklamada, görüşmelerde Başbakanlık onayına bağlı olan ödemelerin Başbakanlık tarafından imzalanmadığı gerekçesiyle geciktirildiği bigisinin verildiği söylendi. Başbakanlık müsteşarının İçişleri Bakanlığına atanması kastedilerek Başbakanlıktaki bürokrat atamalarının buna sebep olduğunun öğrenildiği belirtilen açıklamada Kültür ve Turizm Bakanlığının teklifi Başbakanlığın onayına zamanında sunduğu bilgisine yer verildi. Buna rağmen Başbakanlıktan onay imzasının çıkmamasının nedeni hakkında tatmin edici bir açıklama yapılmamaktadır” denilen açıklamada gecikmenin devlet ciddiyetine yakışmadığı vurgulandı.

TÜSAK İLE İLGİSİ VAR MI?

Açıklamada “Ödemelerde yaşanan gecikmelerin gündemden düşmeyen ve sanatı ticarileştirmeyi öngören TÜSAK yasa tasarısı ile ilgisi var mıdır?” diye soruldu. “Varsa bu uygulamayla ne gibi bir sonuca ulaşılmak istenmektedir?” sorusuna da yer verilen açıklamada “AKP Hükümetinin bu keyfi uygulamasını kınıyor teşviklerin bir an önce yatırılmasını talep ediyoruz” denildi. (Evrensel/ANKARA)

 

Page 3 of 7