HABERLER (439)
Lellentesque elit justo, dictum at facilisis nec, aliquam dignissim lectus. Donec gravida dolor in tortor convallis mollis. Donec vel risus ut turpis viverra faucibus. Aenean viverra quam sed nunc consequat vitae aliquam nisl eleifend. Praesent eros nisi, fringilla sed hendrerit nec.
Children categories
KESK (43)
Mellentesque elit justo, dictum at facilisis nec, aliquam dignissim lectus. Donec gravida dolor in tortor convallis mollis. Donec vel risus ut turpis viverra faucibus. Aenean viverra quam sed nunc consequat vitae aliquam nisl eleifend. Praesent eros nisi, fringilla sed hendrerit nec.
View items...10 Ekim 2015 tarihinde KESK, DİSK, TMMOB ve TTB tarafından düzenlenen Emek Barış Demokrasi mitingine katılmak üzere Ankara Garı önünde toplananlara yönelik canlı bomba saldırısına ilişkin davanın ilk duruşması bugün görülüyor.
101 karanfilimizin yaşamını yitirdiği katliama ilişkin davanın ilk duruşmasının Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bir hafta boyunca görülmeye devam etmesi planlanıyor.
Aylar sonra yargılamasına başlanacak davada, 15’i tutuklu 36 sanık bulunuyor. Soruşturma sonucunda 18 zanlı hakkında takipsizlik kararı verildi. Takipsizlik verilen sanıklar arasında ölen 2 bombacı, kendini patlatarak öldüren Halil İbrahim Durgun ve Yunus Durmaz yer alıyor.
Bir hafta sürmesi beklenen davada, dosyaya bakan Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin salonunda yeterli yer olmadığı gerekçesiyle, 11- 12 Ağır Ceza Mahkemeleri salonları kullanılıyor. Davanın ilk duruşması saat 10.00’da başladı.
Coşkun; “Gelmeyen adaleti oldura oldura getirmek için buradayız”
Dava için Emek ve demokrasi güçleri Ankara Adliyesi C Kapısı’nda saat 08.30’dan itibaren toplanmaya başladı. Burada yapılan açılamada katliamda yaşamını yitirenlerin yakınları ve yaralıların kurduğu 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği (10 EKİM-DER) Başkanı Mehtap Sakine Coşkun ve konfederasyonumuz Eş Genel Başkanı Lami Özgen konuştu.
10 EKİM-DER Başkanı Mehtap Sakine Coşkun Adliye önünde yaptığı konuşmada.”Bugün, yaklaşık 1 yıldır verdiğimiz adalet mücadelesi ve dayanışma sonucu olarak buradayız. Adalet istiyoruz. Haksızlıklara karşı durmak için buradayız. Cumhuriyet tarihinin en büyük yargılanmasında maalesef mağdurlar, tanıklar olarak buradayız” dedi.
Coşkun, “Biz bu işin peşini bırakmıyoruz dediğimiz zaman bir şeylerin seyri değişecek. Bir gündemi 2 gün konuşamıyoruz bu ülkede. Biz emek, demokrasi, barış diye haykırırken en çok bu noktadan mağduriyete uğruyoruz. İsterse 10 yıl sürsün. Ölen 101 cana bir sözümüz var. Çekilen acılar boşa olmasın diye. Gelmeyen adaleti oldura oldura getirmek için buradayız. Barışı da, adaleti de olduracağız” diye konuştu.
Coşkun sözlerine şöyle devam etti: “Örgütlülüğümüz dayanışmamızla bir ilki başarıyoruz. Türkiye’ye sesleniyoruz: Adalet mücadelemize destek ol vicdanın için. Psikolojik bir savaş bekliyor bizi. Herkesin buna dikkat etmesini istiyoruz. Bugün var gücümüzle bütün öfkemizi içimize gömerek mahkeme heyetinin gözünün içine bakacağız ve bunun hesabını verin diyeceğiz. Var gücümüz ve enerjimizle duruşmaya odaklanalım.”
KESK Eş Genel Başkanı Özgen: “Yüzleşme sürecimizi mutlaka kazanacağız”
Daha sonra konuşan konfederasyonumuz Eş Genel Başkanı Lami Özgen ise “Bu katliam hepimize yönelik yapıldı. 100 yılın tarihsel sorumluluğu olarak sahip çıkmak gerekiyor. Diktatörlüğe, savaşa karşı özgürlüğü, barışı savunan insanlara yapıldı bu katliam” diye konuştu.
10 Ekim Ankara katliamı davasının adaletle yüzleşme davası olduğunu vurgulayan Eş Genel Başkanımız “Bu yüzleşme dünden bugüne işlenmiş katliamların da ölçüsü olacaktır” dedi.
Konuşmasında dava açılması sürecinde yaşanan zorluklara da dikkat çeken Eş Genel Başkanımız Özgen “Bizi korkutarak sindirmeye çalıştılar. Biat ettirmeye çalıştılar. Korkmadık, biat da etmedik. Dün olduğu gibi bizi sindirmek isteyenler, gözdağı vermek isteyenler, katliam alanında gaz sıkanlar kameraların karşısında katliamı onaylayanlar, soruşturmaları kapatanlar bilsin ki adaletle yüzleşme hesabını harekete geçireceğiz. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın” dedi.
AİHM TÜRKİYE'Yİ MAHKUM ETTİ, DEVLET EĞİTİM SEN ÜYESİNE TAZMİNAT ÖDEDİ! Featured
Written by sultanÜye sendikamız EĞİTİM SEN’in aldığı karar üzerine iş bırakma eylemine katılan öğretmenlere ceza verilmesi üzerine davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıyan EĞİTİM SEN İstanbul 7 No’lu Şubemiz, AİHM’de görülen davayı kazandı ve mahkeme devleti verilen disiplin cezaları nedeniyle tazminat ödemeye mahkûm etti.
2010 yılında bağlı sendikamız EĞİTİM SEN’in aldığı iş bırakma eylemine katılan öğretmenlere Avcılar Kaymakamlığı tarafından disiplin cezası verilmişti. Cezaya yaptığımız itirazlar sonuç vermeyince EĞİTİM SEN İstanbul 7 No’lu Şubemiz, süreci AİHM’ye taşıdı.
Davayı görüşen AİHM, sendikal eyleme verilen cezayla eğitim emekçilerinin sendikal örgütlenme haklarının ihlal edildiği ve bu ihlal karşısında etkili iç hukuk yolları bulunmadığı sonucuna vardı. Mahkeme, “Türkiye-Yıldırım ve Diğerleri” kararıyla devlet tarafından ceza verilen öğretmenlere toplam 153 bin TL tazminat ödenmesi gerektiğine karar verdi.
Eğitim Sen İstanbul 7 Nolu Şube Başkanı Mehmet Emin Kırşanlıoğlu, son aylarda haksız ve hukuksuz bir şekilde hem kamu emekçilerine hem de Eğitim Sen üyelerine yönelik baskıların olduğunu, birçok Eğitim Sen üyesinin sadece sendikal faaliyetleri nedeniyle cezalandırıldıklarını ve hatta bir kısmının meslekten ihraç edildiğini hatırlattı.
Kırşanlıoğlu, “Bu olay bir kez daha göstermiştir ki her türlü hukuksuz uygulamanın gelip dayandığı bir nokta var. Bu noktada hukuksuzluğa yol açanlar mutlaka bunun hesabını vermektedirler. Biz bu davada başından beri haklı olduğumuza inanıyorduk ve bu inancımız bugün olan bitenler karşısında da zerre kadar azalmamıştır. Sendikacılık suç değildir. Dün olduğu gibi bugün de haklıyız. Dünü kazandık, şimdi sıra bugünü ve yarını kazanmakta. Ne kadar üstümüze gelirlerse gelsinler, bilsinler ki boyun eğmeyiz ve mutlaka kazanacağız.” dedi.
Kararın kendilerine ulaştığını ve AİHM kararında belirlenmiş olan tazminat tutarının hesaba yatırıldığını ifade eden Kırşanlıoğlu, toplam 153 bin TL tazminat aldıklarını söyledi.
AKP iktidarının “Darbe fırsatçılığıyla” toplumun bütün kesimlerine yönelik başlattığı saldırı dalgası Cumhuriyet Gazetesi’ne uzandı.
İmc TV, Hayat TV, Dicle Haber Ajansı, Özgür Gün Tv, Zarok Tv, Jin Haber Ajansı, Evrensel Kültür Dergisi ve daha bir çok yayın kuruluşu arka arkaya kapatıldı. Bugün ise sıra Cumhuriyet gazetesine geldi.
Bu sabah Cumhuriyet Gazetesi sahibi olan vakfın yönetim kurulundaki 15 isim hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Karar sonrasında vakıf yönetim kurulu üyelerinin ve yazarlarının birer birer evleri basılmaya başlandı.
Darbe girişimi bahanesiyle ilan edilen OHAL, AKP’nin tüm muhalefeti baskı altına alması için bir araç olarak kullanılmakta, hukuk, Anayasa ve Uluslararası sözleşmeler ayaklar altına alınmakta, düşünce ve ifade özgürlüğü engellenmeye çalışılmaktadır.
İktidarın baskı, linç, karalama politikalarına ve faşizan uygulamalarına inat, emekten yana, halkın haber alma hakkı için mücadele veren, gerçekleri korkusuzca sayfalarına taşıyan Cumhuriyet Gazetesi’ne Yürütme Kurulu üyelerimizin bugün gerçekleştirdiği ziyaretle dayanışma duygularımızı iletiyor, asla yalnız değilsiniz diyoruz!
Sustukça Kapınız Birer Birer Çalınacak!
Konfederasyonumuz, Çalışma Bakanı Müezzinoğlu ile Hukuksuz ve Keyfi Uygulamalar Konusunda Görüşme Gerçekleştirdi! Featured
Written by sultanOHAL’in kaldırılması, KHK’lerin geri çekilmesi, ihraç edilen ve açığa alınan kamu emekçilerinin derhal görevlerine iade edilmesi, iş güvencesini ortadan kaldırmayı hedefleyen düzenlemelerin geri çekilmesi, baskı, sürgün, gözaltı ve tutuklamalar ile keyfi ve hukuksuz uygulamalara son verilmesi, anayasaya ve uluslararası sözleşmelere uyulması talepleriyle bugün Konfederasyonumuz Eş Genel Başkanı Lami Özgen, Eş Genel Başkanımız Şaziye Köse, Genel Sekreterimiz Hasan Toprak ve Mali Sekreterimiz Ramazan Gürbüz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu ile makamında bir görüşme gerçekleştirdi.
Görüşmede, Çalışma Bakanı Müezzinoğlu, gerçek mağdurlar konusunda titiz davrandıklarını, ihraç edilen memurların bir tehdit olarak görüldüğünü, kamudan başka alanlarda da çalışabileceklerini ifade etti. Müezzinoğlu, kamuda kimsenin iş güvencesi zırhına bürünemeyeceklerini söyleyerek iş güvencesinin kaldırılacağının işareti verdi.
Heyetimiz ise, 15 Temmuz darbe fırsatçılığına asla izin vermeyeceğini, Konfederasyonumuzun fiili ve meşru mücadele çizgisinden hareketle sendikal hak ve kazanımlarımız ile ihraç edilen/açığa alınan üyelerimiz konusunda son üyemiz görevine geri dönene kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi ifade etti.





