Kültür Sanat Sen
YA SOSYALİZM YA BAKRBARLIK
Cumhuriyet yazarı Mehmet Ali GÜLER,salgını toplumsal sınıflar açıdan değerlendirmiş.
Salgının ekonomi politiği konusunda bu köşede daha önce birkaç makale yazmıştık. Özetlersek, o yazılardaki tezlerimiz şunlardı:
1. Virüsün bulaşıcılığı da tedavisi de sınıfsaldır: ABD’de salgında “Siyahların ve Hispaniklerin daha çok ölüyor olması” etnik değil, sınıfsal bir meseledir. Bağcılar ve Esenler’de vaka oranının, İstanbul’un diğer semtlerine göre çok daha yüksek olması, sınıfsal nedenledir.
2. ABD başta pek çok ülkede salgın nedeniyle açıklanan ekonomi tedbir paketleri, halkı desteklemek için değil, şirketleri, kapitalist sistemi desteklemek içindi.
3. Halk açısından daha vurucu kriz, salgın ilerledikçe ve hatta salgın kontrol altına alındıktan sonra ortaya çıkacak: Egemen sınıflar, salgın krizinden sonraki ekonomi krizini aşabilmek için krizin yükünü her zaman olduğu gibi emekçi sınıfların sırtına yükleyecek.
Bu tezleri dile getirdiğimiz makalelerimizi nisan ayında yazmıştık. 6 ay sonra bir durum değerlendirmesi yapabiliriz. Çünkü elimizde yeni veriler var.
İşte o verilere göre, “salgının ya da virüsün ekonomi politiği” dediğimiz konuda, iki yeni tez daha ileri sürebiliriz:
Salgın zenginlere yaradı
1. En zengin Amerikalı milyarderlerin mal varlıkları, salgında ortalama yüzde 50’ye yakın oranda arttı. Yani salgın, zenginlere, hatta daha çok “en zenginlere” yaradı.
İşte o milyarderlerin bazıları ya da en zenginlerin en zenginleri:
Amazon’un sahibi Jeff Bezos’un serveti, bu yılın başında 113 milyar dolardı. Bugün servetine 73 milyar dolar daha eklenerek 186 milyar dolara çıktı!
Facebook’un sahibi Mark Zuckerberg’in 54 milyar dolar büyüklüğündeki servetine yılbaşından bu yana 46 milyar dolar eklendi ve 100 milyar dolara çıktı!
Tesla’nın sahibi Elon Musk’ın 25 milyar dolarlık serveti, bu süreçte 92 milyar dolara çıktı!
Yine ABD medyasındaki haberlere göre salgın sürecinde “daha az zengin olan” Michael Bllomberg ve Charles Koch gibi dolar milyarderleri de servetlerine 7 milyar dolar daha eklemiş oldular.
Yoksullar daha da yoksullaştı
2. Salgın, yoksul sayısını arttırdı. ABD’de en zenginler zenginleşirken işsizlik arttı, yardım için başvuran Amerikalıların sayısı yükseldi, kısacası halk yoksullaştı; yoksullar daha da yoksullaştı.
En zengin 50 ABD’linin toplam serveti, tam 165 milyon ABD’linin toplam servetine denk. 165 milyon Amerikalı, toplam Amerikalıların neredeyse yarısı. Yani sadece 50 ABD’li, ABD’nin yüzde 50’sinin toplam servetine sahip.
Ve bu 50 kişinin serveti, 2020 başından bu yana 339 milyar dolar artmışdurumda!
Bloomberg’in ABD Merkez Bankası verilerine dayandırdığı haberine göre, ABD’lilerin en zengin yüzde 1’inin toplam mal varlığı 34 trilyon dolardan fazla. En yoksul yüzde 50’nin toplam mal varlığı ise sadece 2 trilyon dolar. Yani en zengin yüzde 1’in serveti, en yoksul yüzde 50’nin servetinin tam 17 katı!
Varlık araştırma şirketi Wealth-X’in raporuna göre servetleri en az 30 milyon dolar olan en zengin ABD’lilerin, salgının başladığı mart ayından ağustos sonuna kadar olan zamanda, servetleri yüzde 37 artarak 12.5 trilyon dolara yükseldi!
Ya sosyalizm ya barbarlık
En gelişmiş kapitalist ülkede durum özetle bu. En zengin ile zenginin, zengin ile yoksulun, yoksul ile en yoksulun arasındaki makas gittikçe açılıyor.
Elbette sistemin çarklarını bilenler için bu öngörülen bir son. Zira kâra dayalı bir ekonomi sistemi, zengin ile fakir arasındaki makası hep açar.
Sistem, iç tepkiyi frenlemek amacıyla bu makası biraz daraltabilmek için başta “savaş” olmak üzere kimi çözüm olmayan “çözümlere” başvurdu geçen yüzyılda...
Yani “ya sosyalizm ya barbarlık” sıradan bir propaganda sloganı değil, en güçlü ekonomi politik gerçekliktir!
Kaynak: https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/mehmet-ali-guller/salgin-zengini-zenginlestirdi-1773569
GEÇMİŞ OLSUN ALİ SÜRMELİ
Üyelerimizden Sinema ve tiyatro oyuncusu Ali Sürmeli’nin beyin kanaması geçirdiğini ve yapılan operasyonun ardından yoğun bakıma alındığını üzülerek öğrenmiş durumdayız. Halen hastanede yoğun bakımda dinlenmeye alınmış olan Üyemiz Ali Sürmeli’nin sağlık durumunun iyi, hayati tehlikeyi tamamen atlatmış̧ olduğunu öğrenmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
Kendisine, ailesine ve sevenlerine geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz.
TÜRK-İŞ EYLÜL AYI AÇLIK SINIRI ARAŞTIRMASI
Türk-İş'in araştırmasına göre, eylül ayında 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 2 bin 448 lira oldu.
Türk-İş tarafından, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yapılan açlık ve yoksulluk sınırı araştırması eylül ayı sonuçları açıklandı.
Araştırmaya göre, yaş sebze-meyve fiyatlarına bağlı olarak mutfak harcamasında görülen gerileme eylül ayında da devam etti.
Eylül ayında dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2 bin 447 lira 72 kuruş olarak belirlendi. Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 7 bin 973 lira 02 kuruş oldu.
Bekar bir çalışanın "yaşama maliyeti" ise aylık 3 bin 2 lira 55 kuruş olarak hesaplandı.
Dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması (mutfak masrafı) tutarı, yılın ilk 8 ayı itibarıyla önceki yıl sonuna göre 285 lira, temel ihtiyaçlar için yapılması gereken toplam harcama ise 928 lira artış gösterdi. Son bir yıl itibarıyla bakıldığında, ortaya çıkan ek harcama gereği gıda için 385 lira, toplam hane halkı harcaması için 1248 lira oldu.
Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin "gıda için" yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 2,68 oranında artış gösterdi. Yılın ilk dokuz ayı itibarıyla fiyatlardaki artış yüzde 13,18 oranına ulaştı. Gıda enflasyonunda son on iki ay itibarıyla artış oranı yüzde 18,56 oldu. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 13,45 olarak hesaplandı.
- Sebze-meyve ortalama fiyatlarında önemli değişiklik olmadı
Araştırmaya göre süt, yoğurt, peynir grubunda nispi fiyat istikrarı sürüyor. Et, tavuk, balık, sakatat, bakliyat ürünlerinin bulunduğu grupta, et ve sakatat ile tavuk fiyatı değişmedi. Balık fiyatları ise yüksek fiyattan mevsime giriş yaptı. Yumurta fiyatı da zamlandı. Bakliyat ürünleri (kuru fasulye, kırmızı-yeşil mercimek, nohut, barbunya ve benzeri) fiyatlarında geçen aya göre bir değişiklik olmadı.
Yaş sebze-meyvedeki fiyat gerilemesi bu ay da mutfak harcamasını rahatlatan temel faktör oldu. Geçen ay gerileyerek 6,59 lira olarak hesaplanan sebze-meyve ortalama kilogram fiyatı, bu ay 6,57 liraya geriledi. Eylül'de hem sebzenin hem de meyvenin ortalama kilogram fiyatı arttı. Sebze ortalama kilogram fiyatı 5,94 lira olarak hesaplanırken (geçen ay 5,88 lira), önceki ay 7,54 lira olan meyve ortalama fiyatı bu ay 7,59 lira oldu.
Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta, eylülde ekmeğe yüzde 20 oranında zam yapılarak yüzde bir oranında bir artış meydana geldi.
Son grup içinde yer alan gıda maddelerinden, tereyağı ve margarinin fiyatı değişmedi. Zeytinyağı ve ayçiçeği yağı fiyatı arttı. Açık satılan siyah ve yeşil zeytin fiyatı bu ay aynı kaldı. Yağlı tohum (ceviz, fındık, fıstık, ay çekirdeği ve benzeri) ürünlerinde ufak tutarda fiyat ayarlaması yapıldı. Baharat ürünleri (kimyon, nane, karabiber ve benzeri) ile çay ve ıhlamur değişmedi. Bal fiyatı artarken reçel, pekmez, şeker, tuz ve salça fiyatı aynı kaldı.
Kaynak:https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turk-is-eylul-ayi-aclik-ve-yoksulluk-siniri-arastirmasi-sonuclarini-acikladi-1768764
KESK'TEN TEBRİK ZİYARETİ
KESK Eş Genel Başkanı Aysun GEZEN, KESK Genel Sekreteri Ramazan GÜRBÜZ ve KESK Hukuk TİS ve Uluslararası İlişkiler Sekreteri Yusuf ŞİMŞEK'ten oluşan bir heyet ile sendikamıza tebrik ziyaretinde bulundular. Ziyarette Kültür Sanat Sen Genel Başkanı Ahmet ÖZBEK, Genel Sekreter Melek TAÇYILDIZ, Genel Mali Sekreter Çetin TAŞ, Genel Örgütlenme Sekreteri Murat KARATAĞ, Genel Hukuk ve Tis Sekreteri Ahmet Rıza EVCİ ve Genel Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Sekreteri Yusuf SAĞLAM hazır bulundular. Yeni seçilen MYK üyelerine başarı dileyen konfederasyon yöneticilerimiz ve MYK üyelerimiz önümüzdeki döneme dair karşılıklı durum değerlendirmesi yapmışlardır. Önümüzdeki dönemde sendikamız ile konfederasyonumuzun örgütlenme ve emekçilerin kazanılmış haklarının korunması konusunda ortak mücadelenin önemini vurgulamışlardır. Nazik ziyaretlerinden dolayı konfederasyon yöneticilerimize teşekkür ederiz.
GÖREV DAĞILIMI VE DEVİR TESLİM
Kültür Sanat ve Turizm Emekçileri Sendikasının 7.Olağan Genel Kurul sonucunda Merkez Yönetim Kuruluna seçilen üyeler,21.09.2020 tarihinde ilk toplantısını gerçekleştirip görev dağılımı yapmışlardır.
Yapılan toplantıda Genel Başkanlığa Ahmet ÖZBEK,Genel Sekreterliğe Melek TAÇYILDIZ, Genel Mali Sekreterliğine Çetin TAŞ, Genel Örgütlenme Sekreterliğine Murat KARATAĞ, Genel Hukuk ve Toplu Sözleşme Sekreterliğine Ahmet Rıza EVCİ,Genel Kadın Sekreterliğine Elif ŞEKER SAKA ve Genel Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Sekreterliğine Yusuf SAĞLAM seçilmişlerdir.
22 Eylül 2020 tarihinde yapılan toplantı ile de görev devir-teslim işlemlerini gerçekleştirip göreve başlamışlardır.
Yeni dönemde bayrağı teslim alan Merkez Yönetimin Kurulu olarak emek ve demokrasi mücadelesini temel alan sendikal anlayışımızla mücadelemizi yükselteceğiz.
Yaşasın Kültür Sanat Sen! Yaşasın KESK!
GENEL MERKEZ 7. OLAĞAN GENEL KURUL DELEGE LİSTESİ İLAN SÜRESİ...
SAYIN DELEGEMİZ,
Genel Merkez 7. Olağan Genel Kurulunda, delege olarak katılacakları ve oy kullanacakları kapsayan delege listesi ile gündem; Bölge Şube Başkanlıklarımıza gönderilmiş olup, Çankaya İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı'nın belirlemiş olduğu tarihler olan 29-30-31 Ağustos 2020 Cumartesi, Pazar, Pazartesi günlerinde sendika binasında asılmak suretiyle, 3 gün ilan edilecektir. Delege listesine itirazı olanların, itirazlarını, ilan süresi içinde, belgeleri ile birlikte doğrudan Çankaya İlçe Seçim Kurulu Başkanlığına yapmaları gerekmektedir.





